Web site tasarlatan
kişilerin çarpıcı ögelerin sıklığını, web sitelerine ilgi
çekeceğini zannetmesi yarattıkları en büyük handikaptır.
Kişisel web sitelerin, kar ya da beğeni amacı gütmeden
ışıltılılarla doldurmasını anlayabiliriz, fakat kurumsal
sitelerde bu karışık, göz yoran sözde ahenkli yapı
yapılabilecek en büyük yanlış. İnsanların kalite anlayışını
maddeleştirmek sonsuz labirent değil; sade, kolay kullanılan,
kullanıcının amacını hemen karşılayan ve dizayn olarak da
tabiri caizse cool görüntüden geçer.
Öyle ki Forbes dergisi çok değil,
geçtiğimiz şubat ayında kurumsal web tasarımları arasında
değerlendirme yayınlamıştı. Sanayi eğilimleri anketine göre
hemen hemen tüm katılımcılar üç basit başlık altında
toplandılar; tepki veren, basit ve hikayesi olan tasarımlar.
Peki bu tasarımı yaratmak için neler
yapılmalı? Hatta öncelikle nelerden kaçınmalı? diyebiliriz.
Basit tasarımla yüksek etki
Sade olmaktan korkmayın, sadelik
işinizi basit kılmayacak tam aksine güçlendirecek, güçlü
görüntü için gereksiz fazlalıklara ihtiyacınız yok. Sıradan
görsel tasarım ve bilindik fotoğraflar ile güç ya da kalite
oluşturamazsınız.
Tercih edilir bir görüntü, güçlü
renk kombinasyonları ve kaliteli tek bir fotoğraf ile
oluşturulabilecek bir algıdır. Amacı olan formatlı eklentiler
kullanmalısınız, bu eklentiler sürekli çalışır durumda olmalı
ve kontrol edilmeli. Deneyimli web tasarım ekibi sizi
bu konularda yönlendirmeli, çünkü daha önce zaten benzer
şirketler ile çalışmış olacaklar ve sizin gelecekte de doğacak
ihtiyaçlarınızı sizden daha iyi öngöreceklerdir. Bir diğer
gerçek de özellikle şirket sahiplerinin, şirketlerine dair web
sitesinde yaratılabilecek algıyı kişisel ön yargılar
ile değerlendirmesidir. Bu ön yargılar ajansların
yönlendirmeleri ile kırılabilir ve doğru ekiple müşteri odaklı
tasarımlar yaratılabilir.
Tepki verme, tepki oluşturma
Responsive tasarım
dediğimiz mobil uyum artık vazgeçilmez, kullanıcılar artık
bilgisayar başında değil ve size cep telefonundan ya da
tabletinden ziyaret ediyor. Sizden vazgeçmemeleri ve iyi bir görüntü
sağlayabilmeniz için 3 saniyeniz var. Ayrıca mobil cihazlarda
Google sıralamasında yüzde 1 oranında gerileme yaşanabiliyor, bu
oran düşük görünse de sıralama ve hangi sayfada gösterimde
olacağınız açısından oldukça belirleyici bir durum.
Mobil uyumlu web siteniz
kullanıcı cihazlarında sade, şık ve sizin şirket renklerinin
bütünlüğünde bir tasarım ile karşılarına çıktığında;
sitenizi incelemeden vazgeçmelerini engellemiş oluyor.
Dizayn ile hikayenizi anlatın
Şirketiniz ile ilgi ya da
müşterilerinize aktarmak istediğiniz bilgiler çok olabilir. Lakin
özellikle ana sayfada yapacağınız söz kalabalığı daha
okumadan kullanıcıları yoracak ve vazgeçmelerine neden olacaktır.
Eskilerin dediği gibi 'az laf çok iş' felsefesiyle hareket
etmelisiniz. O zaman hikayeyi nasıl anlatacağız? Hikayeyi görsel
olarak anlatmak yeni dönemde geçerli bir durum, dijital ortamın
hızına yetişmek ve insanların bu koşuşturmada sizinle
ilgilenmelerini sağlamak için ekrana göz ucuyla baksalar dahi siz,
anlatmak istediğinizi iletebilirsiniz. Araştırmalar 30 saniyeniz
olduğunu söylüyor, sayfa başından sonuna kadar bu süreyi
değerlendirmelisiniz.
Öncelikle ilk görsel algıyla yani
renk ve sizi tanımlayacak bir imaj ile (fotoğraf, grafik çalışması
vb.) ne iş yaptığınızı vurgulayın. Kullanıcı sayfayı
kaydırdığında mümkünse belirteç niteliğinde ikonlar ile neler
yaptığınızı öğrenmeli, biraz daha ilerlediğinde
başarılarınıza tanıklık etmeli, son olarak da sizinle irtibata
geçmek için ulaşılabilir iletişim bilgilerinizi not almayacak
olsa bile görmeli. Kısacası kullanıcıyı ilk bakışta
etkilediniz, yaptıklarınız ile merak uyandırdınız, başarılı
olduğunuzu kanıtladınız ve iletişime davet ettiniz.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder