localveri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
localveri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2016

Kosgeb Destekli CRM

Kosgeb Destekli CRM 
KOSGEB, kendi firma veri tabanına kayıtlı firmalara CRM – Müşteri İlişkileri Yönetim Sistemi Geliştirme konularında CRM danışmanlığı hizmet alımlarına bulundukları bölgelere göre geri ödemesiz destek sağlıyor. https://goo.gl/W25kuE
İletişim : 4443572


8 Ağustos 2016


Instagram, Hikayeler özelliği ile Snapchat’i kopyaladığı için çok eleştirildi. Peki, Instagram, Snapchat’in pabucunu dama atabilir mi? 

http://goo.gl/Fwg1p6

15 Nisan 2016

İşini aşkla yapanların olması bir şirketin en büyük ayrıcalıklarındandır bizce.


İşini aşkla yapanların olması bir şirketin en büyük ayrıcalıklarındandır bizce. Bu fotoğraftakiler en güzel örneklerden 
smile ifade simgesi
Sn Şive Kantarcıoğlu ile Üstünkarlı Log Sawing Lines kurumsal websitesi yeni mobil tasarımyla artık çok daha ulaşılabilir ve kullanışlı... 

Üstünkarlı Log Sawing Lines Hakkında;
ÜSTÜNKARLI Makine A.Ş. 1954 yılında, Aziz ÜSTÜNKARLI tarafından kurulması ile marangoz makinaları imalatına başlamış olup, ÜSTÜNKARLI grup şirketlerinin ana koludur. İzmir Adnan Menderes Havalimanının hemen yanında, 20.000 m² alan üzerine kurulu fabrikasında üretim faaliyetlerini sürdürmektedir. Kurulduğu günden bu yana Türk Kereste Sanayisine yön veren ÜSTÜNKARLI, bugün; Türkiye pazarının % 75’ine hakim ve ürünlerini 30’dan fazla ülkeye ihraç eden, dünya çapında da bu sektördeki ilk 5 arasında yer alan bir firma haline gelmiştir.

20 Ağustos 2015

Biz Yaptık; www.ceres-cert.com.tr


#Cerescert vermiş olduğu hizmetlerini sunmak adına #webtasarımı için #Localveri’yi tercih etti. #Mobiluyumlu websitesi hazırlanırken sade bir yapı ve beyaz yeşil ağırlıklı renk tonları tercih edilmiştir. Seçmiş oldukları 5 kelimede #seoçalışması yapılarak bu kelimelerle 1. sayfaya yükselmeleri sağlanmıştır. http://goo.gl/tlqrA7

27 Ocak 2015

Ege Klima Satış & Pazarlama Müdürü Haluk NOYAN ile Localveri Röportajı

Müşterilerimizden Ege Klima Satış & Pazarlama Müdürü Haluk NOYAN ile röportaj yaptık. Bize websitenin önemini ve Localveri hakkında düşüncelerini anlattı. Kendisine güzel söylemleri için teşekkür ederiz.
http://goo.gl/e6hjE4
Röportaj Video Linki : https://www.youtube.com/watch?v=KEmJb6BQxKY

8 Aralık 2014

Google Drive’ın Öne Çıkan 7 Özelliği


Ofiste bilgisayarımızda gerçekleştirdiğimiz çalışmaları eve götürmek için USB bellekler kullanma, sunumları özel e-postamıza gönderme gibi dertlerimiz yavaş yavaş tarihe karışıyor. Çünkü Google Drive bu konudaki tüm problemleri çözüyor.

Dokümanlarınızı, tablolalarınızı, sunumlarınızı kısacası ihtiyaç duyduğunuz her türlü belgeye artık her yerden ulaşmanız çok kolay, telefonunuzdan bile. Peki tüm bu kolaylıkları sağlayan Google Drive’ı ne kadar etkin kullanıyoruz? İşte Google Drive’dan maksimum verim almanızı sağlayacak ipuçları… http://goo.gl/lOJzh6

3 Kasım 2014

Yeni Destek Sistemimiz ile Hizmetinizdeyiz…

 http://goo.gl/ejUECN

Sizlere daha kaliteli hizmet verebilmek için yeni destek merkezimiz hizmete girmiştir.
Yeni sistem ile;
• Destekleriniz kayıt altına alınacak
• Eski destek taleplerinizi görebileceksiniz.
• Destek taleplerinize dönüş süresini takip edebileceksiniz.
• Bilgi bankası alanımız sayesinde hızlı çözüm bulabileceksiniz.
Destek sistemimize ilk defa giriş yapacaksanız linke tıklayarak adımları takip edebilirsiniz >> http://goo.gl/ejUECN

14 Ağustos 2014

Hala bilgisayardan instagram kullanma keyfini yaşamıyor musunuz?


Telefondan instagram kullanmak oldukça kolay, fakat Instagram hesabı olan şirketler, fotoğrafçılar, bilgisardaki fotoğrafları direkt Instagrama yüklemek isteyen tüm kullanıcılar için biraz dertli bir iş olabiliyor. Sadece Instagram için Gramblr, Instagram ve bir çok android uygulama için BlueStacks uygulamalarını kolaylıkla kullanabilirsiniz.


Uygulamaları Tanıyalım

BlueStacks

Bilgisayarınızda Android işletim sistemindeki programları çalıştırmanızı olanak sağlayan bir uygulamadır. Android işletim sistemi için yazılmış olan oyun ve programlar BlueStacks bilgisayarınızda çalıştırılabilir. Candy Crush Saga, Kik Messenger, Temple Run 2 gibi popüler android uygulamaları BlueStacks üzerinde sorunsuzca bilgisayarda çalışır.
BlueStacks bir anlamda bilgisayarınızı sanal android cihaza çevirmektedir.

Kurulum aşamasını sizlere maddeler halinde aktaralım:
1. Bluestacks'ı indirin ve bilgisayarınıza kurun. Ardından sağ üst köşede bulunan arama sekmesinden Instagram'ı aratın, seçin ve uygulamayı indirin.
2. İndirildikten sonra her zamanki gibi giriş yapın.
3. Masaüstünden bir fotoğraf seçin ve upload edin, kamera butonuna basın ve uygulamayı kullanın. Telefonunuzdan kullandığınız Instagram uygulamasıyla aynı.

Not:Türkçe karakterler ile ilgili sorun yaşayabilirsiniz. Örneğin 'i' harfi için 'ı' tuşuna nokta için 'ç' harfine basmanız gerekebilir; @ işareti için SHIFT ve 2 tuşlarına birlikte basın.



Gramblr

Sadece Instagram hesabınızı kullanmak için, yine fotoğrafları direkt olarak Instagram hesabınızdan paylaşım yapan Gramblr ile işleminizi yapabilirsiniz. Ücretsiz bir masaüstü programı olan Gramblr’ı bilgisayarınıza indirerek fotoğraflarınızı doğrudan Instagram’a yükleyebilirsiniz.

Instagram hesabınızı programla eşleştirmeniz gerekiyor. Daha sonra istediğiniz fotoğrafı seçtikten sonra programa yüklüyorsunuz, çıkan başlık satırına Instagram’da yayınlanacak başlığı yazıyorsunuz. Fotoğraf yüklendiğinde Facebook ve Twitter‘da paylaşabilirsiniz.


Windows (XP,Vista,7,8) ve Mac OSX ile uyumlu olan Gramblr ile ayrıca daha sonra fotoğrafınızı Facebook ve Twitter‘da paylaşabilir; otomatik oluşturulan direkt, web ve HTML linkini çeşitli platformlarda kullanabilirsiniz.

12 Ağustos 2014

Dilsa İnşaat'ın Web Sitesi ile Tam Ekran Görsellik



Dilsa İnşaat tam ekran tasarım ile dijital güzelliğini ön plana aldı. İnşaat sektörünün aranan firmalarından biri haline gelen müşterimizin, değişen dijital platformlara uyum sağlaması için web sitesini tekno dinamikler ile yeniledik.

Projelendirmeden başlayarak anahtar teslimine uzanan sürecin her aşamasında, inşaat işleri konusunda kayda değer tecrübesiyle başarılı işlere imza atan Dilsa İnşaatı, yenilenmiş yüzüyle www.dilsainsaat.com adresinde ziyaret edebilirsiniz.

Fullscreen özelliği ile web sitesi tam ekranda işlerinin gereği olan görsel zenginliği yakalamış oldu. Hem görsel hem de mobil uyum özelliğiyle müşteri ilişkileri artık daha zengin ve tabi ki daha verimli.



Fullscreen tasarımlı ya da mobil uyumlu web siteler hakkında detaylı bilgi edinmek isterseniz bize 444 35 72 nolu telefondan ya da destek@localveri.com.tr mail adresinden ulaşabilirsiniz.

8 Ekim 2013

Hızlı Okuma ve Hafıza Teknikleri'nin Faydaları



Bilginin hızla gelişip, çoğaldığı çağımızda hızlı okuma tekniklerini ve hafıza geliştirme yöntemlerini öğrenmek neredeyse zorunlu bir hale gelmiştir. Hızlı okuma tekniklerini öğrenmek ve kullanmak yazılı materyalleri hem daha hızlı okumanızı, hem de daha fazla anlamanızı sağlamaktadır.
Küçük yaşlardan itibaren gelişen bu özellik sırasından dikkat edilmesi gereken doğru yöntemlerin kullanılması ve uygulamaya geçirilmesidir. Hızlı okumaktan kasıt, her zaman anlayarak ve o metni, makaleyi, kitabı, sindirerek okumaktır. İlkokul dönemlerindeki okuma yarışında hepimizin bildiği gibi hızlı okumak uğruna hiçbir şey anlamadığımız metinlerin Hiçbir katkısı olamaz. Dolayısıyla hızlı okuma yöntemleri ile anlayarak ve hızlı bir şekilde metini tamamlamak fayda sağlayacaktır. Yetişkinler için hızlı okumanın faydalarından belki de en önemlisi; gerekli materyalin gözle taranarak bilgi almak istediğimiz kısmı çıkarılır ve zaman kaybını önler. Ancak amacınız okuyacağınız dokümanın tartıştığı konunun sadece yapısını öğrenmekse, konuya sadece bir göz gezdirmek yeter. Tartışılan konunun tüm detaylarını algılamak istiyorsanız, bu kez parçaya bir göz gezdirmek yetmez, hiçbir şeyi atlamadan tam odaklanarak okuma yapmalısınız.
 
Hızlı Okuma Teknikleri'nin Faydaları
 
  • Her bir kelime bloğu içinde okunan kelime sayısını artırmaya çalışır 
  • Görsel algılama ve beynin algılama hızının artırılması
  • Okunan blokların kayıpsız olarak beyne yerleştirilmesini hedefler 
  • Yukarıda belirtilen maddelerin sonucu olarak geri dönüşlerin ve takrarlı okumaların minimuma indirilmesi (konsantrasyonun artırılarak anlama oranının yükseltilmesi) sağlar
 

Hızlı okuma tekniklerini öğrettiğini iddia eden çoğu eğitim bu maddelerden sadece birincisine yüklenir. Esasen tek başına bu işlem hızlı okumayı sağlayamaz. Çünkü beynin hızlı bir şekilde algılamasını, öğrenilen bilgilerin hafızaya yerleştirilmesini ve gerektiğinde hatırlanmasını sağlayacak teknik ve uygulamaların yapılması göz açılarının genişletilmesinden çok daha önemlidir. Dördüncü maddede belirtilen geriye dönüşlerin çoğunun temel nedeni de ikinci ve üçüncü maddelerde belirtilen beyin fonksiyonlarının bilinçli olarak kullanılmamasından kaynaklanmaktadır. 

A' dan Z' ye Pazarlama



 Pazarlama herkesin hiç durmadan yeni birşeyler üretmeye çalıştığı kalabalık ve gürültülü bir bilimdir. (…diye kitaba başlamış yazar.) Her gün yeni birşeyler en yeni, en önemli  ve en etkili pazarlama kavramı olma iddiasıyla sekiz sütuna manşet pazarlama neşriyatında boy gösterir.  Günümüz pazarlama dünyasında herbiri kendi alanında uzman pekçok düşünür olmasına  rağmen “Modern Pazarlamanın Babası” olarak  anılan Philip Kotler Pazarlamayı sistematik bir bilim olarak neredeyse yoktan var eden en önemli isimdir. Üniversitelerde okutulan yirmibeş kitabı bulunuyor.

Kotler’ı farklı kılan Pazarlama konusundaki yaratıcı ve yeni fikirleri değildir. Yaratıcılık ve yeniliğin kural olduğu bu çok sesli arenada herşeyi duyan ve duyduklarını biz sıradan insanların anlayabileceği bir dilde özetleyen insandır Kotler. Yeni bir akım, yeni bir popüler pazarlama kavramı mı çıktı? Herkes nefesini tutar ve Kotler’ın bir sonraki kitabında bu yeni kavrama yer verip  vermeyeceğine bakar. Eğer bir kavram Kotler’ın Pazarlama Kitaplarında  anılmaya başlarsa ciddiye alınmaya başlamış demektir.

Pazarlama konusunda hayat kurtaracak bu kitaptan bir kesiti paylaşıyorum sizlerle; Hiçbir reklam veya satışçı sizi, bir ürünün faydalarına bir dost, bir yakın, eski bir müşteri veya bağımsız bir uzman kadar ikna edici bir şekilde inandıramaz. Bir el bilgisayarı satın almayı planladığınızı ve bütün Palm, HP ve Sony  reklamlarını görmüş olduğunuzu varsayalım. Hatta ürünleri incelemek için bir mağazaya gidip oradaki satışçıyı da dinlemiş olun. Yine de hala  kararsızsınız ve bir türlü ürünü satın alamıyorsunuz. Sonra bir arkadaşınız size Palm’ın hayatını nasıl değiştirdiğini anlatıyor. İşte bu işe yarar.Şirketler, yeni ürün lansmanlarını kuşatan ağızdan ağıza reklam kampanyalarına bayılırlar. Yüksek teknoloji firmalarıürünlerinin önemli dergilerde iyi bir yorum alması için dua ederler. Yazar ağızdan ağıza pazarlama yöntemini böylesine akıcı bir dil ile anlatıyor. Kitap tüm yayınevlerinde satılıyor. Pazarlamaya dair her bilgi de mevcut.


25 Eylül 2013

Mail Reklamın Püf Noktaları


E-posta kampanyaları satışları artırmak,marka bilincini güçlendirmek, çapraz satış yapmak ve müşterilerinizle ilişkilerinizi geliştirmek için kullanabileceğiniz ideal yollardan biridir.

Önce kampanya hedeflerinizi belirleyin;

Kampanyanızı başarılı olarak kabul edebilmek için gerekli olan hedefleri belirlemelisiniz.
Bu gönderim ile satışlarınızın ne kadar artmasını bekliyorsunuz yada kaç kişinin üye olacağını tahmin ediyorsunuz. Burada koyacağınız gerçekçi hedefler kampanyanızın gerçekten başarılı olup olmadığını gösterecektir.

Hedef kitlenizi belirleyin;

Gerçekten kimlere ulaşmak istiyorsunuz? Kampanya öncesinde hedef kitleye ilişkin ciddi bir demografik çalışma yapmalısınız.Öte yandan gönderilecek kitlenin demografik yapısı, gönderilecek mesajlarında farklılaşması anlamına gelecektir.

Vermek istediğiniz mesajı belirleyin ;

Mesajınızı alanların ne yapmalarını bekliyorsunuz?
-Ürünü satın almalarını mı?
-Bir programı bilgisayarlarına yüklemelerini mi?
-Çapraz satış yapmayı mı?
-Sitenize üye olmalarını mı?
-Yeni bir email grubuna üye olmalarını mı?
-Spesifik bir internet sitesini ziyaret etmelerini mi?

Gizlilik taahüdünüzü ve Antispam politikanızı belirleyin;

Kullanıcılar sizin emaillerinizi nerede aldığınızı, nasıl kullanacağınızı ve bu listeden nasıl çıkarabileceklerini bilmek isterler. Mesajınızda gizlilik taahhüdünüzü belirtmeyi ve tamamının görülebileceği bir link’i de üyelikten çıkma linkinin yanına koymalısınız.

Listenizi seçin;

Eğer elinizde belirlenmiş bir liste var ise ki bunun iki faydası vardır; Birincisi bu listedekiler mesajı sizin gönderdiğinizi bilecekler ve yanıt almanız kolaylaşacak. İkincisi ise seçili bir kullanıcı listesi ile daha az maliyetli bir kampanya yapmış olacaksınız.

Bir listeye email gönderirken dikkat edilmesi gereken en önemli şey:

O listedekilerin bu mesajı almak isteyip istemedikleridir.Bu yüzden listenizi oluştururken mesajınızı almak isteyenleri seçmelisiniz. Herhangi bir üyelik vb. kayıt esnasında sonradan gönderilecek mesajları almak isteyip istemediklerini sormalısınız.

Mesaj formatınızı seçin;

Gönderilecek mesajın içeriği ve mesajı doğrultusunda mesajın formatı belirlenir. Bilinen mesaj formatları html, text, richtext vb.dir.

İçeriğinizi Belirleyin;

Mesajınızı açık ve net olarak vermelisiniz. Mesajınız hedefinize ulaşmak için gerekli yaratıcı done’lerle donatılmış olsa da mutlaka yer alması gereken mesajlar vardır;
-Kullanıcının emailini nereden bulduğunuz ve nasıl kullanacağınız yöntemi
-Kolay ve net üyelikten çıkma yöntemi
-Gizlilik taahhüdüne link
-Mesajın kişiselleştirilmesi iyi bir fikir olarak her zaman efektif sonuçlar vermektedir.(Ör. Merhaba Ali Kaplan)
-Firmanıza ilişkin bir email gelmesi
Böylece kullanıcılar yorumlarını gönderebilirler.
İçeriğinizi belirlerken yanlış kitleye yanlış mesaj göndermemeye gayret edin. Örneğin bir bayana bir erkek ayakkabı mesajı gönderilmesi amatör bir kampanya yürütüldüğü imajı doğurabilecektir.

Mesaj tasarımının yapılması ;

Gönderilecek email’de verilmek istenen mesaja gore bir tasarım yapılması çok önemlidir.

Gönderme Metodunun Belirlenmesi ;

Email’i iç kaynaklarınızla mı yoksa dış firma vasıtasıyla mı göndereceğinize karar vermelisiniz.Eğer içerden gönderecekseniz network’ünüzün bu yükü kaldırabileceğinden emin olun. Bilgi işlem bölümü uyarılmadan gönderilen toplu email’lerde sistem problemleri yaşanabilir. Email gönderimlerinin profesyonel email yazılımları ile gönderilmesi uygun bir çözüm olacaktır. Eğer 25.000 ve üstü mesaj gönderimi olacaksa bu tip yazılımlar çok olumlu sonuçlar vermektedir.

Eğer dış firma ile çalışılacaksa firmalarda bazı özellikler aranmalıdır;

-Mesajların tasarımı yada efektifliği konusunda destek veriyorlar mı?
-Sadece gönderim mi yapıyorlar?
-Mesaj listesini size sağlıyorlar mı?
-Yeni email listesi sunuyorlar mı?
-Bounce eden yada üyelikten çıkanların listesini veriyorlar mı?
-Mesajlara ilişkin tıklama yada geri dönüm konusunda raporlama yapıyorlar mı?

Kampanyada yapılacak emailing tutarını belirleyin?

Sadece tek bir mesaj mı gönderilecektir yoksa zaman içerisinde periyodik bir emailing mi yapılacaktır?
Aynı mesaj farklı teklifler ve içerikle mi gönderilecek? Yoksa farklı mesajlar aynı şeyi yaptırmak için mi gönderilecek?
Gönderilecek mesaj sayısının bilinmesi açısından faydalı olacaktır.

Yanıt izleme sisteminin kurulması;

Kampanyanın basında beklenen yanıt oranları belirlenmeye çalışılmalıdır.
-Eğer Kampanya başarılı olursa hangi bilgi elde edilmiş olmalıdır?
-Kampanya’dan hangi istatistiki sonuçlar beklenmektedir?
-Mesaj okunma oranları isteniyor mu?
-Tıklama oranları isteniyor mu?
-Üyelikten çıkma oranları isteniyor mu?
-Yanlış email oranları isteniyor mu?
-Mesajı forward edenlerin oranı?
-Gelen yanıtları yönetmek için iç kaynakları koordine edin.

Eğer kampanyanız başarılı olduysa kullanıcılardan yanıtlar gelmeye başlayacaktır.
Kullanıcılara yanıt verebilmek çok önemlidir. Gelecek telefon yada tıklamalara sisteminiz yanıt verebilmelidir. Bu konuda gerekli kaynaklar koordine edilmelidir. Bu yüzden email gönderimi öncesi Bilgi işlem ve Çağrı Merkezi Birimlerinin uyarılması gerekmektedir.

Üyelikten çıkmalara ve bounce’lara hazırlıklı olmak;

Üyelikten çıkmak için otomatik bir proses var mıdır?
Kullanıcıların isteklerini gönderebilecekleri bir email adresleri var mıdır?
Küçük ama önemli bir detay olan bu konu kolay ve net bir şekilde belirlenebilmelidir.Ne kadar mesajın bounce ettiğini ölçebiliyor musunuz?
Bounce eden mesajların sisteme getirdiği yükü görebiliyor musunuz?
Gönderdiğiniz mesajların %2-20 oranında bounce edeceğini unutmayınız.Bounce etme 2 sebeple olabilir;
-Email bulunamadı
-Email serveri kapalı yada kullanıcı inbox’ı dolu.

Veritabanınızı nasıl güncelleyeceğinizi belirlemelisiniz. Bounce’ları sebeplerine gore ayırmalısınız. Spesifik bir email adresi belirleyerek bounce eden mesaları yönlendirebilir ve analiz edebilirsiniz. Email Bulunamadı mesajı olan emailler silinmeli, diğer tip bounce mesajlar birkaç deneme sonrası silinmelidirler.

Mesaj Test Planı Geliştirilmelidir;

Mesaj Listenizi farklı öneriler için yada test için segmente etmelisiniz.Mesajını farklı browser’larda, firma dışında okunabiliyor olmalıdır. Bir çok mesajda ya karakter yada imla hataları, html hataları yada çalışmayan link gibi hatalara rastlanmaktadır. Mesajın outlook ekspress, hotmail vb. farklı yazılımlarda okunabildiğinden emin olun.

Beklentilerinizi Yönetin;

Birçok raporda email kampanyalarının ne kadar başarılı olduğu konusunda yazılarla karşılaşırsınız.Bu her ne kadar doğru olsada iyi tasarlanmamış bir kampanya herhangi bir şekilde başarılı olamaz.

http://localveri.com/






19 Eylül 2013

Geleceğin En Kazançlı İş Alanları

Özellikle son beş yıl içerisinde çoğumuzun yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline gelen sosyal medya sadece bir sektör olarak değil, diğer sektörlere büyük imkanlar sunan bir platform olarak da raporda dikkat çekiyor. Sadece bu yıl içerisinde değil, önümüzdeki dönemde de büyümesini sürdürmesini bekleyen alanlar arasında girişimcilerin çok ilgisini çekeceğine inandığımız alanlar bazı yer alıyor.

Sosyal oyun


2002’den bu yana her yıl ortalama yüzde 128 büyüyen sosyal oyun sektörü IBIS’e göre ilerleyen yıllarda da büyüme hızını koruyacak. Rapora göre 2014’ün sonuna kadar zirvede kalması beklenen sosyal oyunların 2014’ün ardından büyüme hızı azalacak olsa da 2017’ye gelindiğinde karşılaştırılan diğer alternatifler arasında halen en hızlı büyüyen üçüncü sektör olma özelliğini korumayı başaracak.

3D Printing


IBIS, 3D Printing’in dikkat çeken diğer bir sektör olduğuna vurgu yapıyor. 2012’de yüzde 20,3 büyüme gösteren sektörün 2016’ya kadar her yıl yüzde 20’nin üzerinde büyüme göstereceği tahmin ediliyor. Maliyetlerin düşmesi ve teknolojinin yaygınlaşması sayesinde tüketicilerin de daha çok ilgisini çekmeye başlayan 3D Printing ekosisteminde yer almak girişimciler için mantıklı bir adım olacak gibi görünüyor.

Yeşil teknolojiler


Bir internet girişim alanı olmasa da, teknoloji açısından bakıldığında doğa dostu teknolojiler hızlı büyüten sektörler arasında yer alıyor. İnternet girişimciliği açısından bakacak olursak bu doğrudan değil ama dolaylı olarak ilgi gösterilebilecek bir alan gibi görünüyor. Yeşil teknolojilerin ilgi görme nedenleri arasında bu konu artan bilincin yer alması, internet şirketlerinin de konsept olarak yeşil teknolojileri hesaba katmaları ve doğa dostu ürünlerin önümüzdeki dönemlerde daha çok talep görmeye başlayacağını hesaba katmalarında fayda var.

Online gözlük ve lens satışı


E-ticaret alanında IBIS aslında pek çoğumuzun dikkatini çekmekte olan bir alana, online gözlük ve lens satışına da yer vermiş. Son yıllarda dünya ile birlikte ülkemizde de hızla online satışları artan bu ürünlerin önümüzdeki dönemde e-ticaret alanında yeni bir alan arayanların dikkatini çekebilir.
Ayrıca IBIS, e-ticaret alanında tüketicilerin online olarak ürün denemelerini sağlayan teknolojilere de önümüzdeki dönemde talebin artacağını ön görüyor. Kullanıcıların fotoğraflarını yükleyerek seçtikleri ürünü kendi üzerlerinde görerek, karar vermelerini kolaylaştıracak olan bu servislerin önümüzdeki beş yıl boyunca her yıl ortamla yüzde 9 civarında büyümesi bekleniyor.

www.webrazzi.com adresinden alıntıdır!

29 Temmuz 2013

Zaman Kazanmanın 10 Yolu




Zaman yönetimi sayesinde, daha az zamanda ve daha az stresle daha çok iş yapabilir; yapmak istediğiniz diğer işlere daha çok zaman ayırabilirsiniz. Orada burada boşa geçen saatleri yeniden kazanabilir ve bu zamanı daha verimli kullanabilirseniz, günlük verimliliğinizi önemli ölçüde artırabilirsiniz.

Aşağıda, zaman yönetimine yönelik 10 teknik bulunuyor. Bu tekniklerle, günde en azından bir saat kazanıp daha verimli işler için kullanabilirsiniz.

Dengeyi Koruyun: Yaşamınız, yedi kritik alandan oluşur: sağlık, aile, maddiyat, eğitim, sosyallik, profesyonellik ve maneviyat. Her gün her alana eşit zaman ayıramazsınız. Ama uzun vadede, her alan için yeterli miktarda ve kalitede zaman ayırırsanız, yaşamınız dengelenir. Yok eğer bu alanlardan herhangi birini (İki ya da üç olması fark etmez!) ihmal ederseniz, dengenizi yitirir ve başarınızı sabote edersiniz. Sağlığınız için şimdi zaman ayırmazsanız, daha sonra hastalığa zaman ayırmak zorunda kalırsınız. Ailenizi ihmal ederseniz, terk edilebilirsiniz ve ilişkileri yeniden kurmak daha çok zamanınızı alabilir. Özellikle kendi işinin sahibi olan kişiler için dengeyi kurmak zordur, öyle değil mi?

Kalemin Gücünü Kullanın: Zayıf bir kalem, en keskin zekadan bile güçlü olabilir. Yapılacak işleri bir araç (bir planlayıcı, küp kağıt, avuçiçi bilgisayar, vb.) kullanarak yazma alışkanlığı edinin. Zihniniz, detaylardan ziyade resmin bütünü konusunda en iyi performansı gösterir. Ayrıntılar önemlidir; ama bunları kalemle yönetin. Birşeyi yönetmek istiyorsanız, önce onu ölçmelisiniz. Yalnızca gelen siparişleri değil tüm işleri not etmek, yapmanız gereken her şeyi daha kolay hatırlamanıza yardımcı olur.

Günlük Planlama Yapın: Şöyle bir söz vardır; insanlar, başarısızlığı planlamazlar; ama pek çok insan, planlamayı başaramaz. Her akşam oturup elinizin altındaki en değerli kaynağı -önünüzdeki 24 saati- kontrol edebilmek için zaman ayırın. İşinizi planlayın ve her gün planınıza uygun hareket edin. Bir sonraki gün -yapmanız gerekenler- ile -yapmak istedikleriniz-in tamamını içeren bir Yapılacak İşler listesi oluşturun. Günlük planınız olmazsa, dikkatiniz kolayca dağılabilir ve üretkenliğinizi artıracak önemli işlerle uğraşmak yerine, zamanınızı gürültücü müşterilere hizmet vererek harcamak durumunda kalabilirsiniz.
Öncelik Sıralaması Yapın: Yapılacak İşler listenizde, önemli olan ve o kadar önemli olmayan işler olacaktır. Pek çok insanın verimli olmayı istemesine karşın, önemli olan ve o kadar önemli olmayan işler arasında seçim yapmamız istendiğinde, sıklıkla, o kadar önemli olmayan işleri seçeriz. Bunlar, genel itibariyle, yaşamsal işlere oranla daha kolay ve hızlıdır. Yapılacak İşler listenizde her akşam öncelik sıralaması yapın. Listenizdeki en önemli işin yanına -1- rakamını koyun. Listenizdeki ikinci en önemli işin yanına -2- rakamını koyun, vb. Daha sonra, önem sırasına göre listenizdeki işleri yapın. Listenizdeki her şeyi yapamayabilirsiniz; ama en önemli işleri yapmış olacaksınız. Bu, daha fazla değil, daha akıllıca çalışmak ve daha az zamanda daha çok iş yapmaktır.

Ertelemeyi Kontrol Edin: Dünyadaki en etkili planlama, yapılması gerekenin yapılmasının yerine geçemez. Önemli işleri erteleriz; çünkü, bunu yapmamanın bedelinin ne olduğunu yeterince bilmeyiz ya da bu işi yapmaktan yeterince keyif almayız. Sürekli ertelediğiniz bir işi yapmak için, zihninizde bu işi yapmamanın bedelini ya da bu işi yapmanın keyfini yeterince canlandırmaya çalışın. Keyif alma düşüncesi çok daha iyidir. Ertelediğiniz bir işi seçin ve bunu bir oyuna dönüştürün. Belli bir zaman diliminde tek bir işle ilgilenin ki diğer işler dikkatinizi dağıtmasın. (Gözden ırak, gönülden ırak.) Bunu yönetilebilir parçacıklara ayırın. İşe başlayın, ilk adımı atın, büyük ihtimalle işi sonuna kadar götüreceksiniz.

Bir “Kesintiler Defteri” Tutun: Ortalama insan, çalışırken günde 50 kez bölünür. Ortalama kesinti, 5 dakika sürer. Her gün ortalama 4 saat kesintilerle uğraşılarak geçirilir. Bunların pek çoğu, yeni siparişler gibi, önemli ve yapmamız için bize para ödenen işlerdir; ama birçoğu da çok az değer taşır ya da hiç değer taşımaz. Gereksiz kesintileri saptamak ve ortadan kaldırmak için “kesintiler defteri” tutun. Bir blok kağıt edinin ve bunu “Kesintiler Defteri” olarak adlandırın. 6 sütun oluşturun: Tarih, Zaman, Kim, Ne, Süre, Değerlendirme. İlgilendiğiniz her kesintinin ardından, oluştuğu tarihi ve zamanı, bu işi size kimin getirdiğini, bir iki sözcükle ne hakkında olduğunu, ne kadar zamanınızı aldığını ve önem derecesini (A=kritik, B=önemli, C=az önemli, D=önemsiz) kaydedin. Yaşamınızda neler olup bittiğini daha iyi anlamak için bu uygulamayı bir hafta ya da daha uzun sürdürün. Daha sonra, sonuçları değerlendirin ve az değer taşıyan ya da hiç değeri olmayan C ve D kesintilerinin bazılarını ortadan kaldırmak için harekete geçin.

Yetki Verin: Hepimizin haftada 168 saati var. Uyumak için 56, kişisel bakım için 10 saati çıkardığınızda, yapılması gerekenleri yapmak için, geriye pek de fazla zaman kalmaz. Yetki vermek, işleri paylaşmak yoluyla zaman kazanmanızı ve böylece kişisel işlerinizi daha hızlı sonuçlandırmanızı sağlar. Yetki vermenin zor yanı, basitçe işi devredebilmektir. İşleri kendimizin yapmasıyla büyük gurur duyarız. “Bir işin iyi yapılmasını istiyorsan, o işi kendin yapacaksın.” Günlük planlama kapsamında her gece, ertesi gün yapmanız gereken ve yapmak istediğiniz tüm işlere bakın. Her işte kendinize şunu sorun: “Zamanımı en iyi biçimde değerlendirmenin yolu bu mu?” Öyle ise yapın. Öyle değilse, bir başkasına aktarmaya çalışın. “Bunu ben yapıyorum” ile “İş yapılıyor” arasında çok fark vardır.

Toplantı Zamanını Yönetin: İki ya da daha fazla insanın ortak bilgi alışverişinde bulunmak üzere bir araya gelmelerine toplantı denir. Bundan daha kolay ne olabilir? Maalesef toplantılar, katlanmamız gereken en büyük zaman öldürücü işlerden biri olabilir. Bir toplantıdan önce şunları sorun: “Gerekli mi?” ve “Benim olmam gerekir mi?” Her iki soruya da yanıt “Hayır” ise toplantıya girmemeyi ya da katılmamak için kendinize bir özür bulmayı tercih edin. Daha sonra, toplantı için, her işe yönelik başlangıç ve bitiş saatlerinin belirtildiği yazılı bir gündem hazırlayın. Yazılı gündemi toplantıya katılacaklara iletin. Bir toplantıyı tuzak kurarak uzatmanın anlamı yoktur. Katılımcılara neyin tartışılacağını önceden bildirin.

Kağıtları Yönetin: Günümüzde, çevremizdeki kağıt yığının altında ezilmek kolaydır. Ortalama insan, her gün e-posta, telefon, normal posta, notlar, el ilanları, fakslar, vb. yoluyla yaklaşık 150 mesaj alır. Her geçen gün aynı kağıt yığınlarını taramak ve gözden kaçan hataları düzeltmek ile çok fazla zaman kaybedilir. Kağıt yığınlarıyla bir kez ilgilenmeye ve işi bitirmeye çalışın. Bir iki dakika içinde yapılabilecek birşey ise yapın ve kurtulun. Zamanınızı en iyi kullanmanın yolu bu değilse, başkasına aktarın. Tamamlamanız biraz zaman alacaksa, bu işle ilgilenebileceğinizi düşündüğünüz günü takviminize işleyin ve bir kenara bırakın.

Bir Zaman Defteri Tutun: Birşeyi yönetmek istiyorsanız, onu ölçmeniz gerekir. Zaman defteri, gün içinde zamanınızı aslında nasıl harcadığınızı görebilmenizi sağlayacak, fotoğraf albümü benzeri, basit ama güçlü bir araçtır. Zamanı harcarken sürekli olarak kaydını tutmanız yeterlidir. Eylemi, onun için harcanan zamanı ve yukarıda anlatıldığı gibi A, B, C ve D şeklindeki değerlendirmenizi kaydedin. Zamanınızı nasıl geçirebileceğinize dair birkaç örnek: Telefon görüşmeleri yapmak, 35 dakika, A; sepet yapmak, 48 dakika, A; toplantıya katılmak, 55 dakika, C; Seda ile telefon konuşması, D. Zamanınızın nasıl geçtiğini daha iyi anlamak için, bu uygulamayı birkaç gün sürdürün. Sonra, bilgiyi analiz edin. Bütün A, B, C ve D zamanlarını toplayın. Pek çok insan, zamanının büyük bölümünü C ve D gibi az önemli ve hiç önemsiz işler için harcadığını keşfeder. Son olarak, yaşamınızdaki gerçekten önemli işler için daha çok zaman kazanmak üzere C ve D gibi işleri azaltacak adımlar atın.

http://localveri.com/indexx.php?f=20e6f7b4f1e9b7e96f4b13bc3f439e90&l=1

26 Temmuz 2013

İnsan Kaynakları Yöneticisinin El Kitabı



 Küreselleşme sonucu ortaya çıkan dinamikler, işletmeleri, “personel yönetimi” anlayışını terk ederek “insan kaynakları” anlayışına yönelmeye zorladı. Bu anlayış değişikliği ile birlikte çalışanları bir yandan “etkin ve verimli” bir yandan da ‘‘mutlu ve istekli” kılmak sorumluluğu da İnsan Kaynakları yöneticisine yüklenmiş bulunmaktadır. Temel sorun ise, çalışanların, bir yandan üzerlerinde sürekli olarak insan kaynaklarının izlediği performans baskısını hissederken, ruh ve beden sağlıklarını da koruyarak nasıl mutlu ve üretken olacaklarıdır.
İnsan Kaynakları alanında kaleme alınan bu kitabın yazarları; Müjdat Şakar ve Neslihan Okakın. Kitapta yer alan konular, sektöre yeni girecek adaylar ve yöneticiler için adından da anlaşılacağı gibi adeta bir kılavuz niteliğinde… Yazarların akademik bir bakış açısıyla değil tamamen sektöre yönelik bir yaklaşımla hazırladıkları bu kitapta, insan kaynakları iş analizi, yönetici tipleri, planlama, işe alım süreci, performans değerlendirme gibi konular yer alıyor.
Bu kitap, İnsan Kaynakları alanında çalışanların faaliyetlerini yürütürken karşılaşmaları söz konusu olabilecek İş Hukuku ile ilgili konulara yasal açıdan ışık tutmak amacını da taşıyor. Yazarlar, İnsan Kaynakları yöneticilerinin en çok sordukları soruların hiç olmazsa bir kısmına bu kitapla cevap vermeye çalışmış.

http://localveri.com/indexx.php?f=20e6f7b4f1e9b7e96f4b13bc3f439e90&l=1

12 Temmuz 2013

İşe Almada 5 Tuzak


Yazar: Kerry Johnson

Steve, başarılı bir şirkete sahip. 10 yıldır çalışıyor ve ilk aydan itibaren hep kâr etti. 2001-2003 ekonomik durgunluk döneminde, iş başvuruları adeta yağıyordu. Sanki herkes onun şirketi için çalışmak ve para kazanmak istiyordu. Steve, çok sayıda iş görüşmesi yaptı. Satış pozisyonları için, özellikle de böyle bir durgunluk döneminde öyle çok aday vardı ki, Steve eleman seçiminde hata yapma riskini göze alabiliyordu. Bugüne kadar. Bugün Steve gazeteye verdiği ilanlara 10 yanıt alırsa kendini şanslı sayıyor. 

Steve şirketinin başarısına katkısı olacak birini işe almayı planlıyor. Yanlış bir karar verirse, ciddi iş ve kârlılık kaybına uğrayacak. Doğru karar alırsa, rakiplerini geride bırakabilir. Başarılı insanları işe almak, günümüzde daha çok önem kazandı. Her bir işe alım, gelecekteki satış başarısına ilişkin Steve’in en iyi öngörüsü olmak zorunda. İşe alım kararı, bir tahmin ya da anlık bir his olamaz. Peki, Steve bir iş görüşmesine dayanarak geleceğin başarılı insanları olacak doğru kişileri nasıl seçecek? 

Tahmin edin. % 80 mi, % 90 mı? % 2 olduğuna inanır mıydınız? Michigan Üniversitesi’nin bir araştırmasına göre, yüz yüze, hatta telefonla yapılan görüşmeler, başarılı insanları seçme şansınızı yalnızca % 2 civarında artırabiliyor. Bunun nedeni, pek çok adayın, görüşme konusunda sizden daha deneyimli olmasıdır. Ayrıca, katıldıkları görüşmelerin sayısı da rol oynuyor. İlginç olan, aday ne kadar kötüyse, görüşmeye yönelik o kadar çok pratik yapıyor. Bir başka neden de pek çok müdürün, aday hakkında karar verirken mesleki becerilerine değil, kişiliğine bakmasıdır. Bu hatayı çok yaptım. İnsanlarla telefonda konuşuyorum. Önemli bir hata yapmaksızın birkaç cümleyi bir araya getirebileceklerine kanaat getirirsem, onlarla yüz yüze görüşüyorum. Bu görüşmede, yapmalarını istediğim işler konusunda hevesli ve deneyimli görünürlerse, onları işe alıyorum. Ama artık almayacağım; siz de almamalısınız. 

Önce yazılı sorular oluşturmalı ve doğru yanıtları yazmalısınız. Sonra soruları önem derecesine göre 1’den 10’a kadar derecelendirmelisiniz. Adayın yanıtlarını yazmalı ve uygunluk durumuna göre 1-10 arasında puanlandırmalısınız. Görüşmeden sonra yanıtın sayısal değeri ile puanı çarpmalısınız. En yüksek skoru alan, sınavı geçer. 

Enerjik ve para kazanma hırsı olanları mı işe almaya çalışıyorsunuz? Çoğu sektör psikoloğu, satış elemanı adaylarının başarısı hakkında karar verirken kişiliğin önem taşımadığını söylüyor. Yıllardır, adayların nasıl davranacaklarını tahmin etmek için çeşitli kişilik testleri kullanılıyor. İşe alım uzmanlarının çoğu, bu tür testlerin satış başarısını tahmin etmede yarar sağlamadığını kabul ediyor. Ama bu testler, eğitim iletişimi becerileri ve kendini bilme açısından yararlıdır. Bir keresinde, nörotiklerin gökte kumdan şatolar kurduğunu, psikotiklerin bu şatolarda yaşadıklarını, psikologların da kirayı topladıklarını duymuştum. Bir başka ilginç durum ise baskıcı satış uzmanlarının, müşteri adayları da aynı davranışı göstermedikçe başarılı olamayabilecekleridir. 

Önemli olan, satış uzmanı adayının, müşteri adayının kişiliğine ne kadar iyi uyum sağladığıdır. Yüksek enerjili bir insansanız ve adayı kendiniz gibi görüyorsanız, işe almak isteyebilirsiniz; ama yapmayın. Adayın, şirkette sizinkinin tersi karaktere sahip biriyle görüşmesini istemelisiniz. O kişi de adayı beğenmişse, adayın farklı kişiliklere uyum gösterebildiğinden emin olursunuz. 

İşin özü şudur; aday satış yapabiliyor mu? İtirazlara nasıl yanıt vereceğini, ne beklemesi gerektiğini biliyor mu? Telefona çıkmaktan korkuyor mu? Tanımadığı insanlarla konuşmaktan çekiniyor mu? Bir daha asla aranmak istemeyen 10 kaba insanla onları tekrar arayacak kadar başa çıkabilir mi? Arama isteksizliğini ölçmek zordur. Ama bu konu, birkaç telefondan sonra aramayı bırakanlar ile başarıncaya kadar uğraşanlar arasındaki farkı belirler. 

Şu testi deneyin. Adaydan size bir kalem satmasını isteyin ve sessizce bekleyin. Aday, hemen kalemin tasarımının avantajlarını ve silginin kalitesini anlatmaya başlarsa, satmayı değil ama anlatmayı bilen bir adayınız var demektir. Ne beklemelisiniz? Satış gurusu J. Douglas Edwards 1970’li yıllarda Mike Douglas’ın sohbet programına konuk olmuştu. Mike konuğundan kendisine masadaki kül tablasını satmasını istedi. Konuk sordu: “Bu kül tablasının en çok hangi yönünü seviyorsun?” Mike yanıtladı: “Rengini seviyorum. Ayrıca, derin olduğu için, küller havalandırma çalıştığında dışarıya uçmuyor. Bir de kenarındaki girinti sayısı ideal; başka insanlar da kullanabiliyorlar.” Konuk sordu: “Bunun için ne kadar para verirsin?” Mike yanıtladı: “Yaklaşık 3 dolar.” Konuk “Satılmıştır,” dedi. İşte bütün satış faaliyeti böyle olmalıdır. Müşteri adayının ne istediğini bulun ve bunu onlara satın. Başvuru sahibi satmak yerine anlatsa da ona bir şans daha verebilirsiniz. Birkaç gün sonra bir meslektaşınızla görüşmesini isteyin. Meslektaşınızdan aynı “Bana bir kalem sat” testini yapmasını rica edin ve adayın ona verdiğiniz küçük dersi öğrenip öğrenmediğini anlayın. Öğrenmemişse işe almayın. Başka becerileri öğrenirken de sorun yaşayacaklardır. 

Yalnızca, zamanınıza ya da paranıza değmeyecek bir risk almak istiyorsanız. Referans kontrolü yapmak için sondaki iki işvereni aradınız mı? İşverene, imkanı olsaydı, adayınızı yeniden işe alıp almayacağını sordunuz mu? Ama, görüştüğünüz kişi, önceki işverenleriyle başarısız olduysa da sizinle çalışırken başarılı olabilir, değil mi? Bu soruyu başka bir soruyla yanıtlayacağım. İnsanların, yeterli motivasyona sahip olduklarında, davranışlarını değiştirebileceklerine inanıyor musunuz? Ya da değişsek bile pek de öyle davranmaya istekli olmadığımızı mı düşünüyorsunuz? Yanıtınız ne? İnsanlar değişmezler. Giydiğiniz giysiler ve saç biçiminiz dışında, 10 yıl önce neyseniz, bugün de osunuz. Sabıkalı bir kimsenin yeniden suç işleme eğilimi, 3 yıldan sonra % 87’dir. Ben hapishaneye geri dönmek istemezdim, ya siz? Amerika’da, evliliğin 10 yılı içinde boşanma oranı % 62’dir. İkinci evlilikler için oranın ne olduğunu düşünüyorsunuz; daha yüksek mi, yoksa daha az mı? İkinci evliliklerde boşanma oranı % 78’dir. Özellikle boşanmanın yarattığı kalp kırıklığının ve finansal zorlukların ardından, ikinci evliliği sürdürmek için inanılmaz bir motivasyon vardır. İlk evliliği bitiren her ne ise, bunun üstesinden gelmek için yeterli motivasyon olduğunu düşünürsünüz, değil mi? İlişkisel becerilerimizi değiştiremezsek, mesleki becerilerimizi değiştirmekte çok zorlanacağımız ortadadır. 

Eski çalışanlara adaydan yapmasını istediğiniz şeyi anlatın ve eski patrona kendi değerlendirmesini size sunması için fırsat verin. Adayınızı sizden daha iyi biliyorlardır. Güçlü bir evet duymuyorsanız, altından kalkamayacağınız bir risk alıyor olabilirsiniz. İyi insanların kötü işlere yöneldiği zamanlar olur. Ama kazanmayı amaç edinenler, onları nereye koyarsanız koyun, başarılı olmanın yolunu bulurlar. 

Bir işi yapması için birini aldıysanız ve başarı gösteremediyse, nedeninden % 100 emin olmalısınız. Aynı hataları tekrar tekrar yapıyor olabilirsiniz. İnsanların, yaptırmak istediğiniz bu işte neden başarısız olduklarını bulun. Bu alanlardaki güçlü yanları seçebilirseniz, bir sonraki sefer doğru insanı işe alma şansınız otomatik olarak % 25 artar. 

Xerox araştırmasına göre, müşteri adayları evet demeden önce dört kez hayır derler. Sorun şu ki yeni satış elemanlarının çoğu, üçüncüden sonra işin ucunu bırakır. Yeni elamanınız becerikli ve nitelikli olmasına rağmen, sürekli hayır diyen birini üst üste arama azminden yoksun ise birkaç ay içinde yeni birini işe almanız gerekebilir. 

Pek çok müdürün elinde, satış elemanlarınca yapılması gereken işlerin bir listesi vardır. Ama, mükemmel modelin ne olduğuna dair bilgi alabilirseniz, oyunda bir adım öne geçersiniz. Seçtiğiniz işte en son kim başarılı olmuştu? Rakip tarafından istihdam edilen bir satış temsilcisi olabilir. Başarılı olmasının nedeni neydi? Herhangi bir aksaklık olmadan günde 20 görüşme mi yapıyordu? Müşteri adayının ofisine girip istediği kişiyi görünceye kadar orada kalma yeteneğine mi sahipti? Geç saatlere kadar çalışıp sabah erkenden mi geliyordu? Vereceğiniz işte bir kişinin başarılı olması için gerekli 6-8 özellik ve görevi yazmanız gerekir. Herhangi bir pozisyonda kazananları kaybedenlerden ayıran 6-8 etmen vardır. Ayrıntılarla boğulmayın. Bu 6-8 maddenin ne olduğuna karar verin ve karşınızdaki kişide bunları arayın. Neyi aradığınızı bilmezseniz, ona ulaşamazsınız. Deliliğin bir tanımı da aynı şeyleri tekrar tekrar yapmak; ama farklı sonuçlar beklemektir. 

Çoğu yönetici, defalarca görüşme yapar ve süreçten çekinir. Ama her zaman arayış içinde olmalısınız. Başarılı insanları bulmak gittikçe zorlaştığından, başka bir firmada çalışan ve istediğiniz modele uyan kişileri bulmak için gözünüzü açmalısınız. Farklı bir sektörde çalışmış birini sıfırdan alıp yetiştirebilir ya da mevcut şirketinde başarısını kanıtlamış birine daha fazla para verebilirsiniz. Bu, eğitiminizin ne kadar iyi olduğuna ve ne kadar ödeyebileceğinize bağlıdır. Kişilik ve satış becerileri hakkında hüküm vermek, sizin için bir daha asla sorun olmayacaktır. Artık, başarılı insanları nasıl seçeceğinizi biliyorsunuz.